sebahattin ali'nin romanı, ömer ve macide'nin aşkı gibi ama değil de gençlik heyecanı diyeyim. insanı derinden etkileyen bir roman değil kısaca bu iki genç kısa sürede evleniyor resmi olmasada beraber yaşamaya başlıyorlar ama bakıyor ki ömer aslında bildiği ömer değil çok toy herşeyden etkileniyor ve çevresi çok sığ insanlardan oluşuyor, ömer kendisi de farkında ama tembellik karakterini bozuyor bir de bedri var macide'nin ogretmeniymis o da bana göre itin önde gideni ama belli etmiyor neden böyle derseniz ablası ölüm döşeğinde annesiyle beraber üçü aynı evde yaşıyor bu ibne maaşının çoğunu ömer ve macideye veriyor. ailesi isteyince de ne var yiyeceğimiz var başımızın üstünde dam var diye savunuyor. sırf macideye olan zafiyeti yüzünden aslında bu da ayrı bir ezikliği ama işte farkında değil. ömer gözaltına alınınca diyor zaten evlilik bana çok abi tarzında ayrılıyor bedriyede sen iyi adamsın macideye ister kardeşin gözüyle istersen evlenmek suretiyle bak diyor ala gavat.