Selçuk Sözlük - Bize göre. - Page 2
gözleri pırtlamış, burnu kocaman, hafif göbekli selçuk erdem karakterlerinin her gün yaptığı şeydir.adamın kafasına uzaylı inmiştir, ufo'dan üç gözlü yaratıklar çıkmıştır ama bizimki hiçbir şey olmamış gibi balkonda atletle çay içmeye devam eder. ya da ıssız adada yanındaki arkadaşını yemeyi planlarken bir yandan da "rejimdeyim kanka yeşillik yiyelim" der.selçuk'un dünyasında "mış gibi yaşamak" tam olarak budur. herkes rolünü bilir ama o kadar kötü oynar ki, absürtlükten kırılırsın. ayı ayı gibi davranmaz, şövalye şövalye gibi takılmaz. her şeyin içi boşalmıştır ama herkes düzeni korumak için mış gibi yapmaya devam eder. bizim toplumun da, o karikatürlerin de özeti budur.
orhan pamuk'un 7 aralık 2006'daki nobel ödül konuşmasının başlığı ve bu konuşmanın diğer ödül metinleriyle birleştirilerek kitaplaştırılmış hali. edebiyat tarihine geçen metin, babasından kalan bir bavul dolusu el yazması üzerinden; yalnızlığı, baba-oğul dinamiklerini ve yazar kimliğinin oluşumunu anlatır. yky ve iletişim yayınları etiketli güncel baskılarında "avrupa fikri" ve "ima edilen yazar" gibi diğer önemli konferans konuşmalarını da barındırarak pamuk'un edebi manifestosuna dönüşmüştür.
üniversite bir rituel olan geç uyumak yaş 40a gelince eziyete dönüşüyor. vakitlice yatmak gibisi var mı ey yaşıtlarım.
üniversitenin en sevdiğim dönemiydi. sonra içinden geçtiler ayrı konu ama eskiden şahaneydi. mayıs ayında başlar 5-6 gün sürerdi. şebnem ferah fiks gelirdi mesela.
sebahattin ali'nin en ünlü romanı. ailesi katledilen genç kaymakamın acıyıp yanına almasıyla aile fertlerinden biri oluyor. ancak zamanla evin kızına aşık oluyor arada 15 yaş fark olmasına rağmen. kızın başına gelebilecek musibetleri de önlemek amacıyla evleniyor lakin elinden hiçbir iş gelmiyor, meslek yok avere avere dolaşmış 30 yaşına kadar. üvey babası kaymakam adam yerleştiriyor bir yere ama adam ölünce yeni gelen kaymakam rahat bırakmıyor bunu zorlu bir görev verip karısına sulanıyor. bunda kızın annesinin rolü çok büyük. para düşkünü kadın. sonunda oğlan hepsini öldürüyor.
victor hugo'nun sefillerin satışının nasıl gittiğini mektuba "?" yazarak sorduğunu ve yayın evinin (hurst and blackett) "!" şeklinde cevaben kitabın inanılmaz sattığını belirttiği mektuplaşma.
yağmur sonrası oluşan toprak kokusu, aslında ölen bakterilerin yağmur öncesi bıraktıkları sporların havaya karışması durumuymuş.
sebahattin ali'nin romanı, ömer ve macide'nin aşkı gibi ama değil de gençlik heyecanı diyeyim. insanı derinden etkileyen bir roman değil kısaca bu iki genç kısa sürede evleniyor resmi olmasada beraber yaşamaya başlıyorlar ama bakıyor ki ömer aslında bildiği ömer değil çok toy herşeyden etkileniyor ve çevresi çok sığ insanlardan oluşuyor, ömer kendisi de farkında ama tembellik karakterini bozuyor bir de bedri var macide'nin ogretmeniymis o da bana göre itin önde gideni ama belli etmiyor neden böyle derseniz ablası ölüm döşeğinde annesiyle beraber üçü aynı evde yaşıyor bu ibne maaşının çoğunu ömer ve macideye veriyor. ailesi isteyince de ne var yiyeceğimiz var başımızın üstünde dam var diye savunuyor. sırf macideye olan zafiyeti yüzünden aslında bu da ayrı bir ezikliği ama işte farkında değil. ömer gözaltına alınınca diyor zaten evlilik bana çok abi tarzında ayrılıyor bedriyede sen iyi adamsın macideye ister kardeşin gözüyle istersen evlenmek suretiyle bak diyor ala gavat.
okusan haftalar alacak o kitapları saatler içerisinde dinleyebiliyor keyfini çıkarabiliyorsunuz. en güzeli de uzun yolda dinlemek. tertemiz.
dilenci yuvası gibi bir yer oldu iyice, tiktok kullanmıyorum bile. bir eksik varya, iyice tekel'e düştü gelişmiyor filan sevemiyorum bir türlü. halbuki sözlük öyle mi, isimsiz olmak yazmak okumak bunlar mutlu ediyor.
avrupa'ya vizesiz giriş imkanı sağlayan pasaport yılda 6 aydan fazla olmamak üzere. yıllardır badem bıyıklıların ağzının suyunu akıtan pasaportun ön koşulu 15 yıllık memur olmaktı bu da avrupa nezdinde bir güven oluşturuyor. şimdi mühendis ve mimarlara da vereceklermiş, özel sektörde çalışan adamın niye yeşil pasaportu olsun adam devletteyse alıyor zaten. herkesin pasaportunu riske atıyorlar tam memer kafalı hareketi.
yaşadığımız alan ve süreç. bu kimileri için çok zor kimileri için çok kolay. her canlının minimum standartın garanti edilmesi gerekiyor.
karpuz kabuğunda bulunan sitrülin ereksiyon süresini uzattığı için, karpuz kabuğu yiyen eşeklerin zaptı zor olduğundan eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme diyorlarmış.
i̇nsanı derin düşüncelere sevk ediyor. toki̇ ne kadar güvenilir ki sığınak yapabilsin derken aslında her apartmanın yer altı garajının sığınak olarak kullanılması gündemde. sadece hava saldırıları açısından değerlendiriliyor.
galiba kanı bozuk i̇srail'in sebep olacağı savaş. i̇nsan nüfusunun artışı küresel ısınma korona virüs ile yeterli ölüm oranı yakalanmaması gibi durumlar ana etken gibi.
amerika oturum vizesinin halk dilindeki adı. her sene amerika puanlama sistemi ile kişileri listeler ve taban puanı geçmiş profiller arasında rastgele seçim yapar. birçok kişinin hayali
normalde trafikte fren arızası yapan araçların güvenle durmasını sağlar ama hayattaki zorluklardan kaçmak için de kullanılabilir.
vatandaşı bir türlü inandıramadıkları uygulamadır. yöneticilerin işine geliyor. destek vermek istemedikleri bir proje olursa "çok güzel projeymiş, keşke destek verebilsek ama biliyorsunuz kamu tasarrufu dönemindeyiz." şeklinde bahane cümlelerini süslüyor. i̇dareciler için güzel bir kaçış rampası yani.
aç değilsin ama birşeyler yemek istiyorsun, japonlar buna aç değilsin ama ağzın yalnız, konyalilar ise biz aç olduğumuzdanmi yiyoruz diyor.
başarıymış gibi geziniyorlar, tüm imtiyazları verdiler memleketin içinden geçtiler. madem öyle yıllarca milleti neden çatışmadan çatışmaya soktunuz.
japoncada buharlaşmak anlamına geliyor. özellikle hayatından memnun olmayan herşeyi geride bırakıp yeniden başlamak isteyenler johatsu firmalarından yardım isteyip kendilerini kaybedebiliyorlar. ayrıca devlet de bunu destekliyor, kişisel bilgilerin tamamen gizli tutuluyor.